|
Yazan Ayhan AKSOY
|
|
Salı, 02 Kasım 2010 |
|
Çiçekli Bitkiler Olmasa Yeni bir araştırmaya göre çiçekli bitkiler olmasaydı dünyamız, özellikle de bazı tropikal bölgeler, daha kuru ve sıcak olurdu. Araştırmada ayrıca çiçekli bitkilerin yağmur yağdırma özelliğinin tropikal bölgelerde evrimin seyrini hızlandırdığı yönünde bulgular da elde edildi.Bitkiler sürekli olarak kökleriyle topraktan aldıkları suyu terleme yoluyla yapraklarından atmosfere vererek adeta suyu topraktan havaya ileten bir boru hattı gibi işlev görüyor. İklim üzerindeki etkileriyse oldukça büyük. Havadaki nemin % 10’u bitkilerden kaynaklanıyor ki bu da bu bitkilerin kendi yağmurlarını oluşturabilmeleri demek. Çiçekli bitkiler gelişmiş su iletim sistemleri sayesinde diğer bitkilere göre daha fazla terliyor. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazan mehmet aslan
|
|
Pazar, 11 Nisan 2010 |
YGS 2010 fen testi için tıklayınız... |
|
Son Güncelleme ( Salı, 02 Kasım 2010 )
|
|
|
Yazan Ayhan AKSOY
|
|
Salı, 02 Kasım 2010 |
|
UNUTKANLIK Unutmamak için öncelikle yapılan işe dikkatimizi vermek gerekir. Kısa süreli işleyen ve bir kaç dakika için aklımızda tutulması gereken bilgiler, beyin ön bölgesinin çalışmasıyla şekillenir.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazan Ayhan AKSOY
|
|
Salı, 02 Kasım 2010 |
|
BESLENMEYE DİKKAT!!!Değerli anne babalar... Okul çağı çocuklarında sağlıklı gelişim için dengeli beslenme çok önemli. Çocuklarınızın zekâ ve başarı düzeylerinin yüksek olması için, okul dönüşünde onları iştah açıcı ve besinsel değeri yüksek yiyeceklerle karşılayın. Öyle ki siz hazırlarken, o da yerken keyif alsın.
Bilinçsiz beslenme, sağlıksız nesiller yetişmesine neden oluyor. Kalp hastalıkları, bazı kanser türleri ve osteoporoz gibi pek çok ciddi hastalığın temeli çocuklukta atılıyor. Bu nedenle çocuklarınız daha küçük yaşlardayken onlara düzenli beslenmeyi öğretin. Beslenme eğitimi ne kadar erken başlarsa çocuğun gelişim, zekâ düzeyi ve bağışıklık sistemi de o denli güçlenir.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazan Ayhan AKSOY
|
|
Çarşamba, 17 Mart 2010 |
|
Bu yıl iki basamaklı yapılacak sınav hakkında bilgi veren ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, sınavlarda hangi testlerin olacağını ve kaç soru sorulacağını, puanlamanın nasıl yapılacağını açıkladı.
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, üniversiteye giriş sınavıyla ilgili soruları yanıtladı.
Sınavın bu yıl iki basamaklı yapılacağını hatırlatan Yarımağan, neden sistem değişikliği yapıldığı sorusuna cevabı şu sözlerle anlattı: "Tek basamaklı sınava geçişin ana nedeni, öğrencilere ortak müfredata dayalı testler vermekti. 1999’dan itibaren uygulandı. Fakat bu sistemin sakıncaları görüldü. Özellikle lisenin 9. sınıfındaki derslere öğrenciler pek ilgi göstermedi. Öğrenciler üniversiteye bilgi açısından da yetersiz gelmeye başladı. O yüzden tekrar bir değişiklik yaptık. Değişiklik yaparken olduğu gibi geriye dönmek yerine, kademeli bir iyileştirme yapmaya çalıştık. 2006 yılında önce içeriği değiştirdik, 2010’da da uygulamayı değiştiriyoruz."
Soruların önceki yıllardan farklı olmayacağını belirten Ünal Yarımağan, şöyle konuştu: |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazan Ayhan AKSOY
|
|
Çarşamba, 17 Mart 2010 |
|
Hücreyi koruyup dış etkenlerden izole eden yapı bildiğiniz gibi hücreyi saran bir zardır. Zar denilen yapı insan kulağına gayet basit bir yapı gibi gelsede bir hücre zarındaki yapılar bile insanı hayrete düşürmeye yetmektedir. Zarın yapısı temelde yağ ve protein moleküllerinden oluşur. Fakat buna ilave olarak zar üzerinde yardımcı birçok yapı vardır. Mesela zar üzerinde iyon ve molekül pompaları bulunur. Bu pompalar hücrenin dışındaki birçok maddeyi hücre içine transfer etmekle görevlidir. Bazı özelleşmiş proteinler ise zara homojen bir şekile dağılarak çeşitli fonksiyonlar üstlenmiştir."Seçici geçirgen" kelimesini sanıyoruzki ortaokuldan beri duymuşsunuzdur. Bir zar nasıl olurda bir maddenin gecişine izin verirken diğerinin gecişini durdurur?.Bu halen tam olarak açıklık kazanamamış fizyolojik bir durumdur.Yapılan araştırmalar, hücrenin zarının bile sanıldığından çok daha karmaşık bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymuştur. |
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 17 Mart 2010 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazan Ayhan AKSOY
|
|
Cuma, 13 Kasım 2009 |
|
![]() 
Domuz gribi nedir? Domuz gribi, A (H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral bir hastalıktır. Hastalık ilk kez Meksika ve ABD’de görülmüş ve daha sonra birçok ülkeye yayılmıştır. Bu yeni H1N1 virüsü neden” domuz gribi olarak adlandırılmaktadır? Bu virüse “ domuz gribi” denmesinin sebebi, domuzlar arasında görülen grip virüslerine çok benzediğinin gösterilmiş olmasıdır. Bu yeni virüs insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır. Domuz gribi (A/H1N1) virüsü bulaşıcı mıdır? Domuz gribi A(H1N1) virüsü bulaşıcıdır ve insandan insana geçmektedir. |
|
Son Güncelleme ( Cuma, 13 Kasım 2009 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
DOMUZ GRİBİ ÖLDÜRÜCÜMÜ DÜR? |
|
|
|
|
Yazan Ayhan AKSOY
|
|
Pazartesi, 02 Kasım 2009 |
|
Uzmanlara göre domuz gribinin öldürücülüğüyle mevsimsel gribin öldürücülük oranı neredeyse aynı... Hatta kuş gribi domuz gribinden binlerce kez daha öldürücü... Fakat bize böyle lanse edilmiyor. |
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 02 Kasım 2009 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Son >>
|
| Sonuçlar 1 - 8 / 31 |