|
AKDENİZ FOKUNU TANIYORMUYUZ? |
|
|
|
|
Yazan Aslıhan BİLAL
|
|
Salı, 28 Ekim 2008 |
AKDENİZ FOKUNU TANIYORMUYUZ? ![]()  Besininin büyük bir çoğunluğunu dalarak su altında yakaladığı balıklar, ahtapot ve istakoz gibi canlılar oluşturur. Avını yakaladığında bazen su üstüne çıkarır. Avını öldürmek ve parçalayarak yiyebilmek amacıyla başını hızla sağa sola sallar. Bu arada ağzında kalan parçayı yer ve savrulan büyük parçanın peşinden yüzerek yakalar. Avını bitirene kadar aynı hareketi tekrar eder. insanlar gibi akciğerleri vardır ve hava ile solunum yaparlar. Su üstünde ciğerlerine aldıkları havanın içindeki oksijeni kullanarak dibe dalarlar ve sualtında solunum yapmazlar. 5-10 dakikalık dalışlar yapar ve nefes almak üzere tekrar yüzeye çıkar. Bir sığ su dalıcısı olarak tanınır. Bilinen en derin dalışları 100 metreyi geçmez. Zaman zaman kıyı balıkçılarının ağlarından balık aldıkları da bilinmektedir. İşte bu olay, kıyı balıkçıları tarafından kasıtlı olarak öldürülmesine yol açar.İşte bu canlı Akdeniz foklarıdır.
Bir çok insan kendi coğrafyasında yaşayan ve nesli tükenmekte olan canlıları tanımıyor.Bunların en güzel örneklerinden olan Akdeniz fokları yaşam mücadelesi veriyorlar.
Aslında bu çok değerli ve nesli tükenmekte olan hayvan bir zamanlar birçok yunan ve roma mitolojileriyle destanlara geçmiş yunan kasabalarına adını vermiştir.Bu tür sadece doğu Akdeniz sahilleri ile batı Afrika’nın bir tek sahilinde yaşayan fok türüdür.Akdeniz foku bütün dünyada nesli tükenen türler arasında ilk sıralarda yer almaktadır. IUCN (Dünya Doğa Koruma Birliği) tarafından koruma altına alınan 12 canlıdan biri olup, bilim adamlarına göre dünyadaki sayılarının 300-400 civarında olduğu, Türkiye sularında da 50-100 arasında olduğu tahmin edilmektedir.Günümüzde sayıları oldukça azalmış olan bu hayvanların boyları 2.9 m kadardır,ağırlığı ise 200-300 kg arasında değişmektedir. Erginlerin vücudunu 0.5 cm'yi geçmeyen kısa ve sert kıllar kaplar. Su üstünde görüldüğünde en belirgin özellikleri iri kafaları, uzun bıyıkları ve kömür gibi siyah gözleridir. Ergin dişi ile erkekler arasında belirgin bir boy ve kilo farkı yoktur ancak karakteristik renk ayrımları mevcuttur. Karada yatarken vücudun iriliği ve tombul görünümü göze çarpar. Vücudun her iki yanında ön yüzgeçleri (ön üyeler) ve arkada ise iki parça halinde arka yüzgeçleri (arka üyeler) yer alır. Bazen sırtta beyaz lekeleri olur.Eylülde doğan yavrular 90 cm uzunlukta olurlar. 
Türün korunma derecesine bağlı olarak kıyılarımızda Akdeniz foku ölümleri olduğu gibi, yavrulama ve çoğalma da gözlenmektedir. Sayılarının azalma nedeni ise balıkçıların kasıtlı veya kasıtsız fokları öldürmeleridir. Akdeniz Foku, Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelerle;
* Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi (BARSELONA) Eki Cenova Deklerasyonu, * Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarının Korunması Sözleşmesi (BERN), * Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme (CITES), korunması gerekli türler listesindedir. Ayrıca, ülkemizde de; * 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu * 4915 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu ile de, ulusal düzeyde koruma altına alınmıştır.
|
|
Son Güncelleme ( Pazar, 02 Kasım 2008 )
|